TARİHÇE
HAÇOVA

(GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN YOL)

Sunudan önce bu bilgilerin sağlanmasındaki katkılarından ötürü Hasan Akbudak ve Hüseyin kadıoğlu'na ve dernek kurluşuna katkısı olan tüm Haçovalılara bu hizmetlerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum.

Geçmişine sahip çıkamayan geleceğine de sahiplenmeyeceğine inanan bir kişi olarak tarihçemize kısa bir göz gezdirmek gerekir;

Çıkış yerimiz kökenimiz olan Haçova Küyü, söylendiği bilindiğine göre yaklaşık 1050-1100 yıl öncesinin yerleşim bölgesi olduğudur. İlk yerleşenlerin Ermeniler olduğu ve çok uzun zaman buralarda ikamet etttikleri, Haraba olarak adlandırılan bu yerin asıl yerleşim merkezi olduğu bilinmekte olup, halen bu Harabala-kalıntılar mevcuttur. Bu Harabalarda bulunan antik kalıntılardan, eski paralarda, Bizans dönemine ait oldukları belirtilmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan (1299) önce yerleşmiş olan Ermeniler daha sonraları kesin belirlenemeyen sebepler ve belirlenemeyen tarihlerde bu yöreleri terk ederek dağıldıkları bilinmektedir. Bu tarihin 1700'lü yılların başı olduğu tahmin edilmektedir.

O tarihlerde Haçova ve tüm çevresi ardıç ve meşe ormanları ile kaplı yemyeşil bir alan olup burada geyik sürüleri, ayı, domuz ve kurt sürülerinin ancak bazıları günümüze kadar ulaşmıştır. Tabii ki avcılardan arta kalan yalnızca kurtlar olmuştur.

Tahmini 1750 yılında Adıyaman Kavu aşiretinden ailesi ile arası açılan Musa, ermenilerden boşalan bu yöreye gelip bugün adı verilen Musa oymağının bulunduğu mezraya yerleşerek ilk çekirdeği oluşturmuştur. Bundan sonra farklı yörelerdengelen göçlerlededelerimiz Haçvanın bugünkü temelini atmışlar ki bunlar;Tunceli-Dersim'in bir yöresinden Hine oymağı, bir yöresinden Sede oymağı, Malatya Barguzu'dan Fadıl oymağı, Malatya Akçadağ'a bağlı Bekiruşağı'ndan Bekir oymağı, Adıyaman Çelikhan aşiretinden Galler oymağı son olarak da Alikan'dan Ali'si oymağı göçünü tamamlamış Haçovaya yerleşmiştir.

Osmanlı İmpratorluğu güçlü devrinde olmakla beraber derebeylerin yoğun baskıcı ve otoriter, feodal yönetimi döneminde yöre beylerinin baskısından kurtarılmalarını istyen ve padişah 3. Mustafa döneminde tahmini 1768 yılında yazılmış tacizlerin engellemesinin isteyen bir talepname mevcuttur. Bu yöndeki araştırmalara göre, Belge tercümesi yaklaşık şöyledir:

Bu belgeden de anlaşılacağı üzere tam yerleşikliğin 1750'lerde başladığı söylenebilir. Ancak bu bilgi eksikliğini tamamlamak için herkesi elindeki belgeler ve dökümanlarla katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Çağrımıza kulak veriniz lütfen.

Araştırmalar sonucu Musa'nın diğer kardeşi olan Biji Alan ise Halep'in Mabet köyüne yerleşmiş olup şu anda 700 hane belediyelik bir belde olmuşlardır. Onların torunlarından Kitmavilerle görüşmelerimiz sürmektedir.

Önceleri ormancılıkla başlayıp sonradan çiftçilik ve hayvancılık yapan köylümüz geçim sıkıntısı nedeni ile 1940 yılı başlarında Malatya'ya göçe başlamış Haçova mahallesini oluşturmuşlar ve 1955 yılları sonrasında ise gittikçe artan sayılarla sırası ile önce İstanbul, Ankara, Mersin, İskenderun ve İzmir'e göçler devam etmiştir. Bu göçlerin ardı sıra insanlarımız bir kısmı da dış göçlerler başta Almanya, Fransa, Hollnada, İsviçre, Danimarka ve Kıbrıs'a taşınmışlardır. Amerika'da, İngilere'de ve artık bugün bütün Dünya'da Haçovalı var diyebiliyoruz.

Şu anda tahminen yurt dışında 150-200 hane, İstanbul'da 260-300 hane, Ankara'da 70-75 hane, İzmir'de 30 hane, Mersin'de 210-225 hane, Gaziantep'te 20 hane, Adıyaman'da 15 hane, Malatya'da 800 hane yukarı Haçova'da 120 aşağı Haçova'da (Yazlak) 100 hane ikamet etmektedir. Toplam 1800 hane civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Köylümüz eğitimsiz, Köyümüz susuz, yolsuz, elektriksiz, telefonsuz iken Haçova artık bozuk da olsa yola, eski de olsa evlere, yetersiz de olsa elektriğe, motorpompayla da olsa suya,bir tek olsa da telefona sahip, çoğu eğtim görmüş ve görmekte olan insanlarımızın, çiftçilikten esnaflığa doğru yoğun bir akış gösteren ekonomik ve sosyal yaşamdan nasiplenen bir Haçovalı olma yolundadır.

Yokluktan terkedilen köyümüzde yeniden bahçeler kurulmakta ferdi çiftlikler oluşturma çabaları sürmektedir.

Artık geleceğimize sahip çıkmanın, bir ve birlik olmanın zamanı geldiğine inanıyor, bu birliğin daha da yaygınlaştırılması için herkesi bu cem'i cemaat'e canı gönülden davet ediyoruz.

Saygılarımla

Derleyen:Ali Akbudak

ÖNEMLİ NOT:

Bu düzenleme 1980 li yıllara aittir. güncel haliyle yeniden düzenlenecektir.